Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%24
Berlin 1990-2002,Heyet - Kurul - Komisyon

Berlin 1990-2002-Mimarlık ve Kent Dizisi 1

Liste Fiyatı : 6,35 TL
İndirimli Fiyat : 4,77 TL
Kazancınız : 1,58 TL
%24
Temin süresi 4 iş günüdür.
Berlin 1990-2002-Mimarlık ve Kent Dizisi 1
Berlin 1990-2002-Mimarlık ve Kent Dizisi 1
Boyut Yayın Grubu
4.77
Berlin 1990-2002 Heinrich Heine neredeyse ikiyüz yıl kadar önce şöyle demiş: “Berlin bir kent değil, içlerinde bazı parlak zihinlerin de bulunduğu bir grup insanın yaşadığı bir yerdir yalnızca“. Prusya'nın hızla büyüyen ve kalabalıklaşan başkenti başlangıçta Almanlar'a Erken Cumhuriyet Türkler'ine Ankara'nın verdiği izlenimi veriyor olmalıdır. Kimliksiz ve kent olma “aura“sından yoksun bir aglomerasyon. Ancak, Berlin sonraki dönemde, tıpkı Ankara'nın da giderek olduğu gibi, gerçek bir metropole doğru evrimleşecek, kendine özgü bir kimlik ve özgül bir kentli tipi geliştirecektir. Almanya'nın her yerinden daha hoşgörülü, tam da Simmel'in tanımladığı anlamda çevre uyaranlarının verdiği mesajları kanıksamış, kozmopolit bir Berlinlilik en azından 2. Dünya Savaşı öncesinde yalnız Almanlar'ı değil, buraya uğrayan Anglosaksonlar'ı bile şaşırtmaktaydı. Merak edenler C. Isherwood'un yazılarına göz atabilirler. Önce Nazi yönetimi, ardından da 2. Dünya Savaşı Berlinlilik duygusunu büyük oranda öldürdü. Kent, savaş bittiğinde hemen hemen tümüyle bir harabeydi. Savaşın yaralarının sarılması beklenirken, bu kez de Soğuk Savaş ve Almanya'nın ikiye ayrılması olguları geldi çattı. Kent bütünlüğünü yitirdi, nüfusu yarı yarıya düştü.
Bir zamanların en önemli merkez mahalleleri ünlü duvarın geçtiği boş alanlara dönüştüler. Bu arada da kentin kimi önemli tarihsel anıtları ve dokusunun önemli parçası, bazen ekonomik zorunluluklar, bazen de Doğu'da olduğu gibi ideolojik gerekçelerle (örneğin, Krallık Sarayı'nın ortadan kaldırılışı) yıktırılıp yok edildiler...
(Tanıtım Yazısından)
  • Açıklama
    • Berlin 1990-2002 Heinrich Heine neredeyse ikiyüz yıl kadar önce şöyle demiş: “Berlin bir kent değil, içlerinde bazı parlak zihinlerin de bulunduğu bir grup insanın yaşadığı bir yerdir yalnızca“. Prusya'nın hızla büyüyen ve kalabalıklaşan başkenti başlangıçta Almanlar'a Erken Cumhuriyet Türkler'ine Ankara'nın verdiği izlenimi veriyor olmalıdır. Kimliksiz ve kent olma “aura“sından yoksun bir aglomerasyon. Ancak, Berlin sonraki dönemde, tıpkı Ankara'nın da giderek olduğu gibi, gerçek bir metropole doğru evrimleşecek, kendine özgü bir kimlik ve özgül bir kentli tipi geliştirecektir. Almanya'nın her yerinden daha hoşgörülü, tam da Simmel'in tanımladığı anlamda çevre uyaranlarının verdiği mesajları kanıksamış, kozmopolit bir Berlinlilik en azından 2. Dünya Savaşı öncesinde yalnız Almanlar'ı değil, buraya uğrayan Anglosaksonlar'ı bile şaşırtmaktaydı. Merak edenler C. Isherwood'un yazılarına göz atabilirler. Önce Nazi yönetimi, ardından da 2. Dünya Savaşı Berlinlilik duygusunu büyük oranda öldürdü. Kent, savaş bittiğinde hemen hemen tümüyle bir harabeydi. Savaşın yaralarının sarılması beklenirken, bu kez de Soğuk Savaş ve Almanya'nın ikiye ayrılması olguları geldi çattı. Kent bütünlüğünü yitirdi, nüfusu yarı yarıya düştü.
      Bir zamanların en önemli merkez mahalleleri ünlü duvarın geçtiği boş alanlara dönüştüler. Bu arada da kentin kimi önemli tarihsel anıtları ve dokusunun önemli parçası, bazen ekonomik zorunluluklar, bazen de Doğu'da olduğu gibi ideolojik gerekçelerle (örneğin, Krallık Sarayı'nın ortadan kaldırılışı) yıktırılıp yok edildiler...
      (Tanıtım Yazısından)
      Stok Kodu
      :
      9789755216690
      Boyut
      :
      115-215
      Sayfa Sayısı
      :
      110
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2002-01
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Kağıt Türü
      :
      2. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat