Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%25
Karl Jaspers'in Siyaset Felsefesi,Hasan Çiçek

Karl Jaspers’in Siyaset Felsefesi

Liste Fiyatı : 22,00 TL
İndirimli Fiyat : 16,50 TL
Kazancınız : 5,50 TL
%25
Temin süresi 4 iş günüdür.
Karl Jaspers’in Siyaset Felsefesi
Karl Jaspers’in Siyaset Felsefesi
Dergah Yayınları
16.50

Napolyon'un “politika kaderimizdir“ sözünden hareket edilerek, insanlık tarihine bakıldığında, gerçekten de politikanın insanlık tarihini belirleyici bir niteliğe sahip olduğu görülür. Bunun teorik arka planına, yani siyaset üzerine düşünceler tarihine bir göz atıldığında da aynı durumla karşılaşılır ve Batı felsefe tarihinin başlangıç noktası sayılan Yunan düşüncesinin, M. ö. 5. yüzyılda siyaset üzerine yoğunlaşmasından günümüze kadar, filozofların da siyasete ilgisiz kalmadıkları anlaşılır. Siyasete ilgisi olan bu düşünürlerden biri de çağdaş Alman filozof Karl Jaspers'tir. Karl Jaspers, 20. yüzyıla damgasını vuran, özellikle edebi sanat eserleriyle ününü bütün dünyaya yaymayı başarmış bir felsefi anlayış olan egzistansiyalizmin sayılı temsilcilerinden biridir. Jaspers'in “felsefe yolda olmaktır“ özdeyişinin kendi hayatında da bir anlam kazandığını görmekteyiz. çünkü tıpla başladığı mesleki hayatında, psikiyatriden psikolojiye, psikolojiden felsefeye geçiş yapmıştır. Zaten o, geleneksel felsefenin didaktik tarzının öncelediği bilimsel anlayışı öne çıkaran veya meşrulaştıran yaklaşımı yeterli bulmaz. Ona göre felsefe öğretilecek bir şey değil, aksine her kişinin kendinden, kendi insan olma durumundan yola çıkılarak yapılmalıdır. Tıptan felsefeye başarılı bir geçiş yapan filozof, hayat hikâyesinin anlatıldığı bölümde de görüleceği gibi, Hitler'in Almanya'da yönetimi ele geçirmesi ile yaşadığı ağır şartlardan dolayı siyasete ilgisini yoğunlaştırmıştır. Jaspers'in siyaset anlayışının demokrasiye getirdiği açılım, varoluşçu perspektifin demokrasi düşüncesine katkılarını göstermesi bakımından da manidardır. çünkü onun yaşadığı dönemin Avrupa'sında siyasal ortama kriz ve antidemokratik anlayış egemendir. özellikle totaliter ve yayılmacı Alman politikaları Avrupa'da ve dünyada büyük bir yıkıma yol açmıştır. Avrupa'nın yaşadığı kaos ve kriz ortamı; özgürlüğü, refahı vadeden toplumsal ve politik yaklaşımlara ilgiyi arttırmış ve barışı, refahı, huzuru vadeden demokratik siyasal perspektifi geliştirmeye ve pratikte oluşan sorunları aşmaya yönelik zihinsel çabaları da ortaya çıkarmıştır. Jaspers de kendi bağlamında siyaset anlayışı çerçevesinde barış huzur ve refah için demokrasi düşüncesine yeni açılımlar ve katkılar sağlayarak, Hitler dönemindeki yanlışlarından dolayı kendi halkını eleştirerek, özellikle savaş sonrası dönemde Alman toplumunun adeta vicdanı gibi algılanmıştır. Bunun yanında Jaspers, farklı alanlarda pek çok eser vermesine rağmen, eserlerinden sadece üçü Türkçeye çevrilmiştir. Onun eserlerinden Türkçeye ilk çeviri Felsefeye Giriş ile 1971 yılında olmuştur. Daha sonra Felsefe Nedir ve Felsefi Düşünüşün Küçük Okulu adlı eserleri Türkçeleştirilmiştir. Bununla beraber onun asıl felsefesini yansıtan eserleri henüz Türkçeye aktarılmamıştır. Jaspers'e ilginin azlığı, Ankara üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe Tarihi Bilim Dalı'nda, 12 Mayıs 2003'te yapılan savunmada başarılı bulunan doktora tezi olan bu araştırmanın, Jaspers üzerine Türkiye'de yapılan ilk doktora çalışması olmasından da anlaşılmaktadır. Yusuf örnek ve H. Haluk Erdem'in Jaspers'le ilgili yazdıkları hariç tutulursa Türkiye'de onun pek tanınmadığı ve üzerine bilimsel çalışmanın fazla yapılmadığı söylenebilir. Karl Jaspers, felsefede ihmal edildiğini düşündükleri bireyin öznelliğini, özgürlüğünü, bilincini ve deneyimlerini ön plana çıkararak; bunları, felsefenin temel uğraş alanı yapmak isteyen egzistansiyalistlerden biri olarak, insanın özgürlüğünün ve bilincinin toplumsal ilişkilerde belirginleştiğini ve bu ilişkilerle kurulacak bir iletişimin de insanı, insanüstü bir varlığa yönelteceğini ortaya koymak ister. Böylece o, “varoluş felsefesi“ne metafizik bir dayanak bulmanın yanısıra, bireyin özgür ve bilinçli bir özneye dönüşmesinin toplumsal boyutunu da göz önünde bulundurarak, varoluş felsefesi ile toplumsal yaşam arasında bir ilişki kurar. Bu anlayış, doğal olarak felsefe ile toplumsal ilişkilere yön veren siyaset arasında da bir ilişki kurulmasını beraberinde getirir. Bu nedenle Jaspers'in siyaset anlayışı, onun varoluş felsefesinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkar. çünkü onun varoluş felsefesinde, varoluş için özgürlüğe, özgürlük için iletişime, iletişim içinse başkalarına ihtiyaç vardır. Onun başkalarıyla birlikte yaşamayı felsefesinin merkezine alması, siyaseti sistemin içine davet eder. Bu nedenle onun siyaset anlayışı, varoluş felsefesinden yola çıkılarak belirginleştirilebilir. Böylece Jaspers'in toplumsal düzeni, iletişimi başarı ile kuran veya bu anlamda sorunlarını çözmüş kişilerden oluşur ve siyaset anlayışı da bunun üzerine temellenir. Bu çalışmada, Jaspers'in siyaset felsefesi bağlamında, felsefenin temel alanlarından birisi olan siyaset felsefesinin genel olarak problemleri irdelenmiş, Jaspers'in varoluş felsefesinden hareket edilerek onun siyaset anlayışı üzerinde durulmuş ve aynı zamanda onun 20. yüzyıl Avrupa'sında şekillenen demokrasi geleneğine katkıları saptanmıştır. Bu çalışmanın ortaya çıkmasına katkı sağlayan başta hocam Prof. Dr. Murtaza Korlaelçi olmak üzere; hocalarım Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar'a, Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu'na; meslektaşlarım Tahirhan Aydın, Hanım Tür ve H. Haluk Erdem'e; ayrıca bu çalışmanın yayınlanmasını sağlayan Ezel Erverdi'ye ve emeği geçen herkese teşekkür ederim. Bu çalışmanın Jaspers'le ilgili araştırmalara kapı aralaması dileğiyle.
(Tanıtım Bülteninden)

  • Açıklama
    • Napolyon'un “politika kaderimizdir“ sözünden hareket edilerek, insanlık tarihine bakıldığında, gerçekten de politikanın insanlık tarihini belirleyici bir niteliğe sahip olduğu görülür. Bunun teorik arka planına, yani siyaset üzerine düşünceler tarihine bir göz atıldığında da aynı durumla karşılaşılır ve Batı felsefe tarihinin başlangıç noktası sayılan Yunan düşüncesinin, M. ö. 5. yüzyılda siyaset üzerine yoğunlaşmasından günümüze kadar, filozofların da siyasete ilgisiz kalmadıkları anlaşılır. Siyasete ilgisi olan bu düşünürlerden biri de çağdaş Alman filozof Karl Jaspers'tir. Karl Jaspers, 20. yüzyıla damgasını vuran, özellikle edebi sanat eserleriyle ününü bütün dünyaya yaymayı başarmış bir felsefi anlayış olan egzistansiyalizmin sayılı temsilcilerinden biridir. Jaspers'in “felsefe yolda olmaktır“ özdeyişinin kendi hayatında da bir anlam kazandığını görmekteyiz. çünkü tıpla başladığı mesleki hayatında, psikiyatriden psikolojiye, psikolojiden felsefeye geçiş yapmıştır. Zaten o, geleneksel felsefenin didaktik tarzının öncelediği bilimsel anlayışı öne çıkaran veya meşrulaştıran yaklaşımı yeterli bulmaz. Ona göre felsefe öğretilecek bir şey değil, aksine her kişinin kendinden, kendi insan olma durumundan yola çıkılarak yapılmalıdır. Tıptan felsefeye başarılı bir geçiş yapan filozof, hayat hikâyesinin anlatıldığı bölümde de görüleceği gibi, Hitler'in Almanya'da yönetimi ele geçirmesi ile yaşadığı ağır şartlardan dolayı siyasete ilgisini yoğunlaştırmıştır. Jaspers'in siyaset anlayışının demokrasiye getirdiği açılım, varoluşçu perspektifin demokrasi düşüncesine katkılarını göstermesi bakımından da manidardır. çünkü onun yaşadığı dönemin Avrupa'sında siyasal ortama kriz ve antidemokratik anlayış egemendir. özellikle totaliter ve yayılmacı Alman politikaları Avrupa'da ve dünyada büyük bir yıkıma yol açmıştır. Avrupa'nın yaşadığı kaos ve kriz ortamı; özgürlüğü, refahı vadeden toplumsal ve politik yaklaşımlara ilgiyi arttırmış ve barışı, refahı, huzuru vadeden demokratik siyasal perspektifi geliştirmeye ve pratikte oluşan sorunları aşmaya yönelik zihinsel çabaları da ortaya çıkarmıştır. Jaspers de kendi bağlamında siyaset anlayışı çerçevesinde barış huzur ve refah için demokrasi düşüncesine yeni açılımlar ve katkılar sağlayarak, Hitler dönemindeki yanlışlarından dolayı kendi halkını eleştirerek, özellikle savaş sonrası dönemde Alman toplumunun adeta vicdanı gibi algılanmıştır. Bunun yanında Jaspers, farklı alanlarda pek çok eser vermesine rağmen, eserlerinden sadece üçü Türkçeye çevrilmiştir. Onun eserlerinden Türkçeye ilk çeviri Felsefeye Giriş ile 1971 yılında olmuştur. Daha sonra Felsefe Nedir ve Felsefi Düşünüşün Küçük Okulu adlı eserleri Türkçeleştirilmiştir. Bununla beraber onun asıl felsefesini yansıtan eserleri henüz Türkçeye aktarılmamıştır. Jaspers'e ilginin azlığı, Ankara üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe Tarihi Bilim Dalı'nda, 12 Mayıs 2003'te yapılan savunmada başarılı bulunan doktora tezi olan bu araştırmanın, Jaspers üzerine Türkiye'de yapılan ilk doktora çalışması olmasından da anlaşılmaktadır. Yusuf örnek ve H. Haluk Erdem'in Jaspers'le ilgili yazdıkları hariç tutulursa Türkiye'de onun pek tanınmadığı ve üzerine bilimsel çalışmanın fazla yapılmadığı söylenebilir. Karl Jaspers, felsefede ihmal edildiğini düşündükleri bireyin öznelliğini, özgürlüğünü, bilincini ve deneyimlerini ön plana çıkararak; bunları, felsefenin temel uğraş alanı yapmak isteyen egzistansiyalistlerden biri olarak, insanın özgürlüğünün ve bilincinin toplumsal ilişkilerde belirginleştiğini ve bu ilişkilerle kurulacak bir iletişimin de insanı, insanüstü bir varlığa yönelteceğini ortaya koymak ister. Böylece o, “varoluş felsefesi“ne metafizik bir dayanak bulmanın yanısıra, bireyin özgür ve bilinçli bir özneye dönüşmesinin toplumsal boyutunu da göz önünde bulundurarak, varoluş felsefesi ile toplumsal yaşam arasında bir ilişki kurar. Bu anlayış, doğal olarak felsefe ile toplumsal ilişkilere yön veren siyaset arasında da bir ilişki kurulmasını beraberinde getirir. Bu nedenle Jaspers'in siyaset anlayışı, onun varoluş felsefesinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkar. çünkü onun varoluş felsefesinde, varoluş için özgürlüğe, özgürlük için iletişime, iletişim içinse başkalarına ihtiyaç vardır. Onun başkalarıyla birlikte yaşamayı felsefesinin merkezine alması, siyaseti sistemin içine davet eder. Bu nedenle onun siyaset anlayışı, varoluş felsefesinden yola çıkılarak belirginleştirilebilir. Böylece Jaspers'in toplumsal düzeni, iletişimi başarı ile kuran veya bu anlamda sorunlarını çözmüş kişilerden oluşur ve siyaset anlayışı da bunun üzerine temellenir. Bu çalışmada, Jaspers'in siyaset felsefesi bağlamında, felsefenin temel alanlarından birisi olan siyaset felsefesinin genel olarak problemleri irdelenmiş, Jaspers'in varoluş felsefesinden hareket edilerek onun siyaset anlayışı üzerinde durulmuş ve aynı zamanda onun 20. yüzyıl Avrupa'sında şekillenen demokrasi geleneğine katkıları saptanmıştır. Bu çalışmanın ortaya çıkmasına katkı sağlayan başta hocam Prof. Dr. Murtaza Korlaelçi olmak üzere; hocalarım Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar'a, Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu'na; meslektaşlarım Tahirhan Aydın, Hanım Tür ve H. Haluk Erdem'e; ayrıca bu çalışmanın yayınlanmasını sağlayan Ezel Erverdi'ye ve emeği geçen herkese teşekkür ederim. Bu çalışmanın Jaspers'le ilgili araştırmalara kapı aralaması dileğiyle.
      (Tanıtım Bülteninden)

      Stok Kodu
      :
      9789759951139
      Boyut
      :
      135-195
      Sayfa Sayısı
      :
      301
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2008-10
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Kağıt Türü
      :
      2. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat