Osmanlı İmparatorluğu Tarih 2 Cilt Takım (Ciltli)

%30
Osmalı İmparatorluğu Tarihi (2 Cilt,Takım),J. Von Hammer

Liste Fiyatı : 60,00 TL
İndirimli Fiyat : 42,00 TL

Havale/EFT ile 41,49 TL
(Bu ürünü aldığınızda 42 puan kazanacaksınız)
   42

Temin süresi 4 iş günüdür.

Adet




Hammer: Aslen Avusturyalıdır. Latince ve Yunanca ile birlikte batıda yaşayan on dili ve üç doğu dilini (Arapça, Farsça, Osmanlıca) çok iyi bilmekte idi. Yazdığı eserlerinin en önemlisi.
“Osmanlı Tarihi “dir. Bu eserini kaleme alırken bütün Avrupa arşivlerini taramış ve Osmanlı Kaynaklarını da çok geniş ölçüde kullanmıştır. Bu büyük eserinde yazar, bazen önyargılarının etkisinde kalmış, yalnış değerlendirmelere rağmen eser henüz aşılamamış ve birçok konuda hala kaynak niteliğini korumaktadır...
(Tanıtım Bülteninden)
Tarihi Yapanlar ve Yazanlar
(Radikal Gazetesi'nden alınmıştır...)

İsveçli Sven Hedin ve Avusturyalı Von Hammer, Orta Asya ve Osmanlı dönemi tarihlerini aydınlatan ilk isim-ler oldu.
Ünlü tarihçi Joseph Von Hammer, ilk ayrıntılı Osmanlı tarihini kaleme alan isimdi. Sven Hedin ise ilk kazıları yapıp Türk anıtlarını gün ışığına çıkardı ve Orta Asya araştırmalarının önünü açtı.
Bizde, kayıt, arşiv, tarih yazma geleneğinden söz etmek zor. Bu konuda ne Orta Asya asırları boyunca çekişme içinde olduğumuz Çin'deki ilgi ve devlet yapılanmasından ne de sonraki yıllarda Fars ve Arap hassasiyetinden fazla etkilendiğimiz söylenemez. Olayları çoğu zaman destani üslupla ve şifahi olarak nakletmeyi yeterli saydığımız açık. Selçuklu'yla başlayan Osmanlı İmparatorluğu'yla devam eden tarihçiliğimizin kutbu da, münferit bir olay, bir padişahın devr-i saltanatı ya da ordunun bir seferi bağlamında saray. Rahmetli Zeki Velidi Togan bunun sebebini şöyle açıklıyor: “Batı, eski Yunan'dan gelen devamlı araştırma ve menfaatler çatışmasını kendisine fikir hayatının kaynağı yapmış, kaderden çok kendisine ve akla güvenerek tabiatı insana tabi kılma isteğinde bir aktivite âlemidir. Doğu ise, huzur ve feragatten haz duyan, denetleyici, esrarlı, son derece dindar, şuursuz, yaşanılan hayata geçici nazarıyla baktığı için olan bitene ancak geçmişle ilgisi olduğu ölçüde kıymet veren, kaderci, tabiatı kendi haline bırakmış pasif bir âlem...“
Hammer ve Hedin'in çalışmaları bu açıdan önemli. Sadece yazdıkları ve ortaya çıkardıklarıyla değil, araştırma isteğinin önünü açıp ilgiyi yükselttikleri için.
Hami Prens Eugen
Joseph Von Hammer Avusturya'nın Graz kenti belediyesinde memur olarak çalışan bir babanın çocuğu. Doğumu (1774) Osmanlı'nın zirveden hızla inmeye başladığı, kargaşanın diz boyu olduğu döneme denk geliyor.
1700'lü yılların başından itibaren evvela Üçüncü Ahmed tahttan indirilmiş, ardından Birinci Mahmud, Üçüncü Osman ve Üçüncü Mustafa birbiri ardına kaybedilmiş ve Birinci Abdülhamid tahta çıkmış.
O yıllarda Batı'da Doğu'ya, yani Osmanlı'ya ilginin sebebi belli: Çözülmenin zamanını doğru tespit etmek ve yıkımdan pay almak.
Hammer'in 'Doğu dillerine' ilgisinin ne ailevi bir sebebi var ne de erken keşfedilmiş yetenekle ilgisi. Onun, Avusturya İmparatorluğu'nun Doğu dilleri tercümanı ihtiyacını karşılamak için, Viyana'da açtığı Şarkiyat Akademisi'ne babasının hamisi Prens Eugen'in yönlendirmesiyle girdiği biliniyor.
Ancak genç adamın, on yıl sonra akademiden mezun olduğunda, uzmanlığına aşkla bağlandığına şüphe yok. 1802'de yani Üçüncü Selim'in saltanatı yıllarında Osmanlı başkentinde görevli büyükelçi Baron Schtumer'in yanında tercümanlık ve elçilik sekreterliği görevine tayin edildiği biliniyor.
Hammer gerek resmi görevi gereği gerekse özel ilgisi sonucu, İstanbul'da kaldığı dört yıl zarfında Osmanlı tarihine ilişkin yazılı kaynakların neredeyse tamamından oluşan bir arşive sahip oldu. Topkapı kütüphanesindeki kitaplardan Suriye, Irak ve Mısır'daki yazmalara kadar pek çok kaynağı içeriyordu elinin altındaki arşiv. Bu koleksiyon halen Viyana'da ulusal kütüphanede korunuyor. Hammer'in sadece Osmanlı tarihine ilişkin belgelerle yetindiği söylenemez. İran ve Arap tarihinin en eski kaynaklarına, Mısır tarihiyle ilgili papirüs tomarlarına ulaşıp onları derlediği, Binbir Gece Masalları'ndan İbni Ahdun'a kadar pek çok Doğu kaynağını tercüme ederek Avrupalı araştırmacıların İslam dünyasına bakış açısının değişmesini sağladığı biliniyor. 1806'da İstanbul'dan ayrılıp ülkesine dönen Hammer, babasının ölümü üzerine koruyucusu Prens Eugen tarafından resmen evlad edinildi ve ismine bu ailenin Purgstall adı eklendi. Daha sonra Avrupa saray ve kütüphanelerinde Osmanlı tarihine ilişkin belge, seyahatname ve kitapları araştıran Hammer 1815'te ünlü 'Osmanlı Tarihi'ni yazmaya başladı. Osmanlı devletinin kuruluşundan Küçük Kaynarca Anlaşması'na (1774) kadar olan dönemin ele alındığı eserin ilk cildi 1827 yılında Almanca olarak yayımlandı. 1835 yılında tamamlanan 11. cildin ardından eser aynı sene önce Fransızcaya, daha sonra
İngilizceye çevrildi.
Purgstall mirası
Bu arada Purgstall ailesinden miras olarak Suriye'de çok geniş bir arazi kaldı Hammer'e. 1840'lı yılları bu sebeple Ortadoğu'da geçirdi. Hafız Divanı tercümesinin Batı'da uyandırdığı büyük ilgi ve onun yansımalarından cesaret alarak Baki Divanı'nın ve Fuzuli'nin 'Gül ve Bülbül'ünün çevirilerini yayımladı. Batı bilim ve edebiyat dünyasının İbni Haldun'u keşfetmesini sağladı. Osmanlı kayıtları İkinci Mahmud'un bu yayınların ardından Von Hammer'i nişanla ödüllendirdiğini gösteriyor. Ünlü tarihçi 1850'lerde Viyana yakınlarındaki Heinfeld Şatosu'na çekildi ve 1856 yılı Kasım ayında öldü. Hammer'in mezarının planlarını sağlığında kendisinin çizdiği ve taşına Joseph olan adını Yusuf olarak kazıttığı fazla bilinmiyor. Kloster Neuburg'daki kabri görenlerin lahtin Osmanlı ulema mezarlarından örnek alındığını fark etmemeleri imkânsız. Arapça olarak 'Hüve'l baki. Rahman olan Allah'ın merhametine sığınan üç dilin tercümanı Yusuf Hammer' yazılmış kitabe bence Hammer konusunda araştırma ihtiyacını gündeme getiriyor. Kaldı ki ailesinin de bu geleneği sürdürdüğünü kaydetmem lazım. Ahmet Cevdet Paşa'yla sürekli mektuplaşan, Osmanlı devletinin ilk meclis denemeleri doğrultusunda oluşturulan Encümen-i Daniş'e üye seçilen Hammer'in Osmanlı Tarihi Türkçeye ancak 1911'de Ata Bey tarafından çevrilmeye başlandı. 11. cild 1947'de neşredilebildi.
(...)
AVNİ ÖZGÜREL
Radikal (21/03/2004)

Stok Kodu
9789944978316
Boyut
160-220
Sayfa Sayısı
1200
Basım Yeri
İstanbul
Basım Tarihi
2014-06
Kapak Türü
Ciltli
Kağıt Türü
3. Hamur
Dili
Türkçe
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat