Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%15
Tuhfetüs Sefere,Muhyiddin İbn Arabi

Tuhfe’tüs Sefere

Liste Fiyatı : 6,48TL
İndirimli Fiyat : 5,51TL
Kazancınız : 0,97TL
%15
Temin süresi 5 iş günüdür.
Tuhfe’tüs Sefere
Tuhfe’tüs Sefere
Kitsan Yayınları
5.51
Değerli Okuyucularımız,
Bu eser, Şeyh'ül Ekber Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinindir.
Ve...
Diğer eserlerine benzemeyen bir havası vardır...
Diğerlerinde olmayan mevzular, derinlemesine işlenmiştir...
Görünürde küçük, lâkin taşıdığı mana itibarı ile büyük...
İçi cevherlerle dolu, küçük bir hazine...
Değerine paha biçilemeyecek kadar kıymetli...
Cirmi küçük, amma değerde misali, Altın dır...
Alırken, bir altın gibi alacaksınız...
Okurken... cevher hazinesine dalmışcasına sevineceksiniz...
Üzerinizde taşırken, manevî bir hazineye sahip olduğunuza inanacaksınız...
Bu Eserin Aslı
Birçok eserde olduğu gibi, yazarın çıktığı gibi kalan bir nüshasını bulmak, bu eser için de, bize nasip olmadı...
Ancak, elimize, bir matbu nüsha geçmiştir... Haliyle bu nüsha, yazılışından asırlar sonra tab edilen bir nüshadır.
Bir tane de, bu matbu nüshanın basımından birkaç yıl sonra yapılan bir tercüme bulduk.. Bu da, o zaman ki edebiyata göre yazılmıştır ki, Arapçasını anlamaktan daha zordur... Hele bugünkü nesil için, hiç de istifade edilecek gibi değil...
Tercümemize esas aldığımız basılı nüshanın kapağında şu not yazılıdır.
Maarif Nezaret-i Celilesinden ita buyurulan 17 Şevval, sene 1300 tarih ve 463 numaralı ruhsatname-i resmiye ile mekteb-i sanayi-i şahane matbaasında tab olunmuştur.
Yukarıdaki notta belirtilen tarihi, baskı tarihi olarak kabul edersek, Miladi 1882 yılında basılmış olduğu anlaşılır...
Yani, bundan seksen dokuz sene evvel...
Ancak, Muhiddin Arabi Hazretlerinin bu eseri yazdığı tarih, eserde görülmemektedir...
Matbu olarak tedarik ettiğimiz, tercüme edilen nüshaya gelince... bunun da kim tarafından tercüme edildiği kesin tespit edemedik...
Bazı isimler söylenmekte ise de, mütercimin aziz hatırasına binaen biz de gizli kalmasına uyduk...
Bu tercümenin kapağında şöyle bir not vardır:
Maarif Nezaret-i Celilesinin fi 2 Rebiülevvel 1303 ve fi 26 Kânun-u evvel 1301 tarih ve 917 numaralı ruhsatname mucibince, Tekyeci Hanına, İzzet Bey'in matbaasında tab olunmuştur.
Yani, Arapça aslının basım tarihinden iki veya üç yıl kadar sonra...
Bu eserin asıl adı şudur:
Tuhfe'tüs Sefere İlâ Hazret'il Berere...
Biz bu ismi tercümemizde:
İhsanlar Sahibi Yüce Hazrete Varacak Elçilere Bir Hediye
Şeklinde aldık...
Ancak şu manayı da vermek mümkündür:
Mukaddes Katiplerin, İhsanlar Sahibi Yüce Hazrete Sunacakları Bir Hediye
Daha başka manaları da vardır... Ancak, bu ikisi şimdilik yeterlidir.
Görüldüğü gibi isimler uzundur, Arapça aslı için de uygundur.. Ancak, Türkçe tercümesi için uymuyor... Ezberlenmesi ve söylenmesi de zordur...
Bütün bunları düşünerek eserimize kısa yoldan;
Bir Hediye...
Adını verdik...
Bundan kasdımız, sadece; Okuyucularımıza faydalı olabilmekten ibarettir...
Muhiddin-i Arabi Hazretleri bu eserin özsözünde;
Bu eser, BAB CE FASILLAR halinde ON BÖLÜM'e ayrılmıştır...
Buyurur...
Arapçaya biraz aşina olanlar, bilirler ki; bu BAB ve FASIL, daima iç içedir... Çoğu zaman, içinden çıkılması okuyucuya göre de zordur...
Yine sizlere faydalı olacağı düşüncesi ile, ,ç içe giren bu BAB ve FASILLARI da yoluna koyduk... Birbirine karıştırmadan ayırdık..
Durum bu olunca, eser; YİRMİ BİR BÖLÜM oldu...
BU ESERİN YAZARI
Malum olduu üzere, bu eserin esas yazarı;
MUHİDDİN-İ ARABÎ Hazretleridir.
Biz burada, yerimiz sınırlı olduğundan pek fazla bahsetmeyeceğiz. Ancak, kısaca hayatını anlatacağız.
Bu bapta geniş malumat isteyenlere TABAKAT-ÜL KÜBRA adlı eserimizi tavsiye ederiz.
Bilhassa, İKİNCİ KISIM'da, MUHİDDİN-İ ARABÎ, hakkında tafsilat vardır. Bakıp okumak, çok faydalıdır. Özellikle muarızlar karşısında...
Muhiddin-i Arabî hazretleri (k.s.) Hicrî 560, Milâdî 1165 de doğdu. Hicrî 683, Milâdî 1240 yılında vefat etti. Hicrî tarihe göre 78, Milâdî tarihe göre 75 yıl yaşamış oluyor.
Babasının adı ALİ'dir. Arablar arasında cömertliği ve cengâverliği ile meşhur Taî, neslindendir. Bir göç esnasında İspanya'ya yerleşen bu aileden, MUHİDDİN-İ ARABÎ hazretleri (k.s.) dünyaya gelmiştir.
Hazret birkaç defa evlenmiş, iki oğlan bir de kız çocuğu olmuştur.
Beşyüze yakın eser vermiş olup, üç yüz kadarını Mekke-i Mükerreme de kaleme almıştır.
Halen mezarı Şam-ı Şeriftedir.
Bu büyük zatın, kudsiyetinin artmasını ALLAH'tan diler, himmetine nail olmayı niyâz eyleriz.
(Önsöz'den)
  • Açıklama
    • Değerli Okuyucularımız,
      Bu eser, Şeyh'ül Ekber Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinindir.
      Ve...
      Diğer eserlerine benzemeyen bir havası vardır...
      Diğerlerinde olmayan mevzular, derinlemesine işlenmiştir...
      Görünürde küçük, lâkin taşıdığı mana itibarı ile büyük...
      İçi cevherlerle dolu, küçük bir hazine...
      Değerine paha biçilemeyecek kadar kıymetli...
      Cirmi küçük, amma değerde misali, Altın dır...
      Alırken, bir altın gibi alacaksınız...
      Okurken... cevher hazinesine dalmışcasına sevineceksiniz...
      Üzerinizde taşırken, manevî bir hazineye sahip olduğunuza inanacaksınız...
      Bu Eserin Aslı
      Birçok eserde olduğu gibi, yazarın çıktığı gibi kalan bir nüshasını bulmak, bu eser için de, bize nasip olmadı...
      Ancak, elimize, bir matbu nüsha geçmiştir... Haliyle bu nüsha, yazılışından asırlar sonra tab edilen bir nüshadır.
      Bir tane de, bu matbu nüshanın basımından birkaç yıl sonra yapılan bir tercüme bulduk.. Bu da, o zaman ki edebiyata göre yazılmıştır ki, Arapçasını anlamaktan daha zordur... Hele bugünkü nesil için, hiç de istifade edilecek gibi değil...
      Tercümemize esas aldığımız basılı nüshanın kapağında şu not yazılıdır.
      Maarif Nezaret-i Celilesinden ita buyurulan 17 Şevval, sene 1300 tarih ve 463 numaralı ruhsatname-i resmiye ile mekteb-i sanayi-i şahane matbaasında tab olunmuştur.
      Yukarıdaki notta belirtilen tarihi, baskı tarihi olarak kabul edersek, Miladi 1882 yılında basılmış olduğu anlaşılır...
      Yani, bundan seksen dokuz sene evvel...
      Ancak, Muhiddin Arabi Hazretlerinin bu eseri yazdığı tarih, eserde görülmemektedir...
      Matbu olarak tedarik ettiğimiz, tercüme edilen nüshaya gelince... bunun da kim tarafından tercüme edildiği kesin tespit edemedik...
      Bazı isimler söylenmekte ise de, mütercimin aziz hatırasına binaen biz de gizli kalmasına uyduk...
      Bu tercümenin kapağında şöyle bir not vardır:
      Maarif Nezaret-i Celilesinin fi 2 Rebiülevvel 1303 ve fi 26 Kânun-u evvel 1301 tarih ve 917 numaralı ruhsatname mucibince, Tekyeci Hanına, İzzet Bey'in matbaasında tab olunmuştur.
      Yani, Arapça aslının basım tarihinden iki veya üç yıl kadar sonra...
      Bu eserin asıl adı şudur:
      Tuhfe'tüs Sefere İlâ Hazret'il Berere...
      Biz bu ismi tercümemizde:
      İhsanlar Sahibi Yüce Hazrete Varacak Elçilere Bir Hediye
      Şeklinde aldık...
      Ancak şu manayı da vermek mümkündür:
      Mukaddes Katiplerin, İhsanlar Sahibi Yüce Hazrete Sunacakları Bir Hediye
      Daha başka manaları da vardır... Ancak, bu ikisi şimdilik yeterlidir.
      Görüldüğü gibi isimler uzundur, Arapça aslı için de uygundur.. Ancak, Türkçe tercümesi için uymuyor... Ezberlenmesi ve söylenmesi de zordur...
      Bütün bunları düşünerek eserimize kısa yoldan;
      Bir Hediye...
      Adını verdik...
      Bundan kasdımız, sadece; Okuyucularımıza faydalı olabilmekten ibarettir...
      Muhiddin-i Arabi Hazretleri bu eserin özsözünde;
      Bu eser, BAB CE FASILLAR halinde ON BÖLÜM'e ayrılmıştır...
      Buyurur...
      Arapçaya biraz aşina olanlar, bilirler ki; bu BAB ve FASIL, daima iç içedir... Çoğu zaman, içinden çıkılması okuyucuya göre de zordur...
      Yine sizlere faydalı olacağı düşüncesi ile, ,ç içe giren bu BAB ve FASILLARI da yoluna koyduk... Birbirine karıştırmadan ayırdık..
      Durum bu olunca, eser; YİRMİ BİR BÖLÜM oldu...
      BU ESERİN YAZARI
      Malum olduu üzere, bu eserin esas yazarı;
      MUHİDDİN-İ ARABÎ Hazretleridir.
      Biz burada, yerimiz sınırlı olduğundan pek fazla bahsetmeyeceğiz. Ancak, kısaca hayatını anlatacağız.
      Bu bapta geniş malumat isteyenlere TABAKAT-ÜL KÜBRA adlı eserimizi tavsiye ederiz.
      Bilhassa, İKİNCİ KISIM'da, MUHİDDİN-İ ARABÎ, hakkında tafsilat vardır. Bakıp okumak, çok faydalıdır. Özellikle muarızlar karşısında...
      Muhiddin-i Arabî hazretleri (k.s.) Hicrî 560, Milâdî 1165 de doğdu. Hicrî 683, Milâdî 1240 yılında vefat etti. Hicrî tarihe göre 78, Milâdî tarihe göre 75 yıl yaşamış oluyor.
      Babasının adı ALİ'dir. Arablar arasında cömertliği ve cengâverliği ile meşhur Taî, neslindendir. Bir göç esnasında İspanya'ya yerleşen bu aileden, MUHİDDİN-İ ARABÎ hazretleri (k.s.) dünyaya gelmiştir.
      Hazret birkaç defa evlenmiş, iki oğlan bir de kız çocuğu olmuştur.
      Beşyüze yakın eser vermiş olup, üç yüz kadarını Mekke-i Mükerreme de kaleme almıştır.
      Halen mezarı Şam-ı Şeriftedir.
      Bu büyük zatın, kudsiyetinin artmasını ALLAH'tan diler, himmetine nail olmayı niyâz eyleriz.
      (Önsöz'den)
      Stok Kodu
      :
      9789757557562
      Sayfa Sayısı
      :
      118
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Basım Tarihi
      :
      2005-06
      Çeviren
      :
      Abdülkadir Akçiçek,
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Kağıt Türü
      :
      1. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat