Ben İdeali"ideal Hastalığı" Üzerine Bir Psikanaliz Denemesi

%20
Ben İdeali,J. Chasseguet-smirgel

Liste Fiyatı : 20,00 TL
İndirimli Fiyat : 16,00 TL

Havale/EFT ile 15,81 TL
(Bu ürünü aldığınızda 16 puan kazanacaksınız)
   16

Temin süresi 4 iş günüdür.

Adet




Psikanaliz alanında ve kadın araştırmaları konusunda uluslararası üne sahip Fransız psikanalist Janine Chasseguet-Smirgel bu kitapta anne, babanın işlevini dışlayan bir tutum aldığında çocuğun nasıl anneyle ikili ilişkisine takılıp kaldığını anlatıyor. Yazarın kuramına göre, babanın işleviyle kırılması ve böylece babayı bir ideal olarak koyması gereken bir gelişim aşamasında çocuğun beni ideal olarak kendini yerleştirdiğinde, gelişimi çokbiçimli-sapkın bir hal alıyor ve büyüklenmeci çocuksu cinsellik aşamasında takılıyor.
Chasseguet-Smirgel'in eserinde ön plana çıkan tek tek insanlardır, hikâyelerdir. İnsan, felsefi bir antropolojinin figüranı olarak yer almaz bu anlatıda, hikâyesi ve tüm imgesel acılarının ve yanılsamalarının gerçekliğiyle vardır.
Yazar sapkınlıkta, aşkta, grup içinde, yaratıcılık sürecinde ben idealinin izini sürerken Freud'un yapıtında ben ideali kavramının uğradığı değişiklikleri de titizlikle kaydediyor.
(Arka Kapak)
Jacques Lacan “Les formations de l'inconscient“ (Bilinçdışının Oluşumları) adlı yazısında şöyle der: Baba, söz'den ibaret olan yasası sayesinde mevcuttur ve sözü de sadece anne tarafından tanındığı ölçüde Yasa değerini kazanır. Eğer babanın durumu kesinlik kazanmazsa çocuk anneye tabi kalır.
Anneyle ikili ayna ilişkisinin çocuğu anneden ayıran, hadım edici gücü, annenin “Baba'nın Adı“nı, yani babanın simgesel ve yapılandırıcı işlevini tanıması olacaktır bu durumda; simgesel bir yasayla düzenlenen ve yapılaşan Oidipal üçlü ilişkiye geçişin koşuludur bu. Anneyle ikili imgesel ayna ilişkisinde takılıp kalmaysa narsisistik patolojinin temeli olacaktır Lacan'a göre. Annenin “eksiğinin“ tamamlayıcısı olarak onaylandığı ölçüde libidinal yatırımı kendi ayna imgesinde takılıp kalan çocuk simgesel-kültürel Baba'yı, yani “Baba'nın Adı“nı kültürel özne olarak tabi olacağı yapılanmanın kurucu Yasası olarak tanıyacağı yerde, kendini Yasa yerine koyacaktır. Halbuki babanın işlevi olan bu simgesel hadım edilme, anneyle çocuk arasındaki ikili ve geçişli ilişkiyi dolayımlandırarak ayıran yasa olarak insan yavrusunun kurucu, kültürel anlamda yapılandırıcı, yani insanın diğer biyolojik türler içinde ayırt edici tek özelliği kültürellikse, o halde insanlaştırıcı hadım edilmesidir. Öyleyse annenin Baba'nın yasasını tanımayan tutumuyla kültürel-simgesel dizgenin dolayımlandırıcı işlevine ulaşamayan çocuk, annenin onayıyla kendi ayna imgesinin tamamlanmışlığı yanılgısında bulduğu narsisistik coşku nedeniyle gelişiminin henüz kültür öncesi bir evresinde takılıp kalmıştır. Erişkin yaşamın vaat ve kefaretlerinden azadedir artık o.
Annenin söyleminde “Baba'nın Adı'nın hesaptan düşülmesi“, simgesel-kültürel yapılanmada çocuğun ona göreli olarak kültürel ve cinsel konumunu alacağı yerde bir boşluk, bir gedik, bir sessizlik bırakır. Bu, narsisistik söylemin genişleyici ve büyüklenmeci lafazanlığının doldurmaya çalıştığı bir boşluk, bir karanlık, bir sessizlik değildir sadece; öznenin yapılanmamış cinselliğinin çokbiçimli-sapkın çocuksuluğunun da sebebidir. Karşısında göreli bir konum alınacak simge olarak Fallus'un yokluğunda özne Fallus'un yerini de doldurmaya çalışacaktır beyhude bir çocuksu çabayla.
Jacques Lacan aşağı yukarı böyle dedi; analizlerine dayanarak söyledi bunları tabii; kendinden, hastalarından bunu anladı. Belki bir başka büyük psikanalistin, Janine Chasseguet-Smirgel'in kitabına önsöz yazarken Lacan'ın kuramının küçük bir özetiyle başlamak yadırgatıcıdır. Ancak Chasseguet-Smirgel'in tezleriyle Lacan'ınkiler arasında önemli yakınlıklar bulunduğu açıktır.
Chasseguet-Smirgel bu kitapta annenin, babanın işlevini dışlayan tutumuyla çocuğun anneyle ikili ilişkisine takılıp kalmasına nasıl sebep olduğunu anlatıyor. Belki çocuğun babanın işleviyle tam da kırılması ve böylece babayı bir ideal olarak koyması gereken bir gelişim aşamasında ben'in ideali olarak kendini yerleştirmekle gelişiminin nasıl çokbiçimli-sapkın ve üstelik büyüklenmeci bir çocuksu cinsellik aşamasında takılıp kaldığı tezine dayanan bir kuram ileri sürüyor. Ancak Chasseguet-Smirgel, psikanalitik kurumsal gelişimi ve ana akım psikanalitik yaklaşımın tarihi seyrini bilmeyenlerin anlamakta güçlük çekeceği bir tutumla Lacan'ın adı karşısındaki kendi göreli konumunu tartışmaktan ısrarla kaçınıyor bu kitapta. O halde bu karşılıklı konumları görelileştirme işini kısaca biz üstlenelim.
Önce Lacan'ın eserinin adeta felsefi bir antropoloji düzeyinde yer aldığını tespit etmemiz lazım; o tek tek bireylerden, bireylerin hikâyelerinden çok evrensel bir insan-simge ilişkisinden söz etmektedir. Simgesel dizgenin sadece gerçekliği temsil eden ikinci bir düzey olduğunu değil, bizzat insani-kültürel dizgenin gerçekliğinin simgesel bir gerçeklik olduğunu ve bundan başka bir şey olmadığını anlatmaya çalışmaktadır. Başka bir deyişle saymaca ve dilsel olanın ötesinde bizatihi kendisine ait bir gerçekliği yoktur insani-kültürel dünyanın, ya da varsa bile numenal özelliktedir. Dil rolleri dağıtır.
Bu soyut ve evrensel düzeyin tekil insan psikolojisi üzerindeki etkileri pek fazla dikkatini çekmeyecektir Lacan'ın. İnsanların tekil imgesel dramlarının hikâyesini bulmak zordur onun söyleminde. Oysa Chasseguet-Smirgel'in eserinde ön plana çıkan tek tek insanlardır, hikâyelerdir. İnsan, felsefi bir antropolojinin figüranı olarak yer almaz bu anlatıda, hikâyesi ve tüm imgesel acılarının ve yanılsamalarının gerçekliğiyle vardır. Gerçi bu insanlar içinde yer aldıkları deryayı, yani simgeseli bilmezler. Ama Lacan'ın eserinde de insanlar deryayla birlikte, deryanın bir parçası olarak vardırlar sadece. Yani sadece derya vardır. Böylece Chasseguet-Smirgel'in eseri klasik olarak psikanalizin konu aldığı insan hikâyelerini incelemesi bakımından Lacan'ın eserinde gözleyemediğimiz bir delillendirme ve ikna edicilik seviyesi yakalar. Lacan söyleyeceğini söylemiş, kendi hikâyelerini anlamayıysa insanlara bırakmış gibidir adeta. Oysa Chasseguet-Smirgel anlatmaya çalışır; hatta zaman zaman yansız psikanalist tutumundan çıkarak hikâyenin taraflarından biri olan anlatıcı kimliğinde buluruz onu. Bu kitapta sadece psikanalist olarak değil, insan olarak Chasseguet-Smirgel vardır.
Bu çerçeveden bakıldığında Chasseguet-Smirgel'in eseri Lacan'ınkine tam bir yanıt gibi durur; insani hikâyenin altını çizen bir yanıt. Demek ki bir tamamlayıcılığı var bu iki söylemin. Zaman bakımından Lacan önce Chasseguet-Smirgel sonra olmakla birlikte Lacan'ı anlamaya Simirgel'le başlamak, yani hattı geriye doğru takip etmek yerinde olacaktır okur için.
Bu durumda şüphesiz, basit ve zayıflamış bir yankı değildir Chasseguet-Smirgel'in eseri, başlı başına bir yanıttır. Dikkate alınması gereken bir yanıt... Ama gene de bütün bunlar yanıtın muhatabının adının hesaptan düşülmesini ne ölçüde telafi eder? Bilemiyorum.
(Sunuş, “Baba'nın Adının Hesaptan Düşülmesi“ s. 7-9)

Stok Kodu
9789753425247
Boyut
130-195
Sayfa Sayısı
248
Basım Yeri
İstanbul
Basım Tarihi
2005-06
Çeviren
Nesrin Tura,
Kapak Türü
Karton Kapak
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat