Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%20
Türkiye Günlüğü 1573-1578 (2 Cilt,Takım),Stephan Gerlach

Türkiye Günlüğü 1577-1578 (2 Cilt Takım)

Liste Fiyatı : 70,00 TL
İndirimli Fiyat : 56,00 TL
Kazancınız : 14,00 TL
%20
Temin süresi 5 iş günüdür.
Türkiye Günlüğü 1577-1578 (2 Cilt Takım)
Türkiye Günlüğü 1577-1578 (2 Cilt Takım)
Kitap Yayınevi
56.00

Stephan Gerlach Avusturya elçisi ile birlikte, sefalet heyetinin Protestan vaizi olarak 1573'de İstanbul'a geldi. Güncesi, torunu Samuel Gerlach tarafından 1674'te Frankfurtta basıldı. Şimdi de tam 332 yıl sonra Türkiye Güncesi adıyla Türkçeye kazandırılan bu eser 16. yüzyıl Osmanlı - Türk dünyası için çok önemli bir kaynak. İstanbul'un Müslim ve gayrimüslim halkının yaşamını dikkatle gözlemleyen Gerlach, özellikle hükümdar, hanedan, saray ve iktidarı oluşturan paşalar hakkında önemli bilgiler vermiştir. Yalnız Galata'daki ecnebi topluluklarla değil, Divan-ı hümâyûn kalemlerinde de her dilden yazıldığına ve konuşulduğuna şahit olur. Gerlach güncesinde Atmeydanı'ndaki eğlenceleri, yabancı heyetlerin karşılanışını, Ramazan davetlerini, cenaze alaylarını, düğünleri, Muharremâşure-nevrûz kutlamalarını, Hıdrellez, Âmin Alaylarını, bin bir çeşit mal satılan pazarları, sürüler halinde dolaşan Yunus balıklarını da anlatır. Halk renk renk ve çeşit çeşit elbiseler içinde dolaşmaktadır. “Doğadaki renk renk çiçekler gibidir İstanbul şehri! İşte, beyaz ve yeşil renkli sarıklarıyla Türkler ve Müslümanlar, beyaz - kırmızı, mavi ve sarı karışımı serpuşlarıyla Ermeniler, mavi renkleriyle Rumlar, sarı serpuşlarıyla Yahudiler...“ Şehirde bazen ancak belki yüzyılda bir defa görülebilecek semâvî olaylar da yaşanır. II Kasım 1577'de görünen kuyruklu yıldızı, Gerlach'ın ifadesine göre bir “Arap müneccim“ önceden hesaplamış ve Padişah'a haber vermiştir. Gerlach'ın da söz konusu ettiği müneccim ilk Rasadhane'nin kurucusu Takiyüddin Efendi'dir... O devirde İstanbul, kuşları azad eden, sokaklardaki kedi ve köpekleri besleyen, hatta bu iş için vakıf kuran, tuttuğu balıkları sevaptır diye tekrar denize atan insanlar ile meskûndur. Devlet idaresinin işlerliği, adaletin kısa bir zamanda tecellisi, halkın itaatkârlığı ve Padişah'ın şahsına karşı saygılı ve sadakat duyguları ile dolu olduğu gibi hususlar da ilgi çekici kayıtlar arasındadır.“
Stephan Gerlach Avusturya elçisi ile birlikte, sefaret heyetinin vaizi olarak 1573'de İstanbul'a geldi. Güncesi, torunu Samuel Gerlach tarafından 1674'te Frankfurt'ta basıldı. Şimdi de tam 332 yıl sonra Türkçeye kazandırılan bu eser 16. yüzyıl Osmanlı-Türk dünyası için çok önemli bir kaynak. İstanbul'un Müslim ve gayrimüslim halkının yaşamını dikkatle gözlemleyen Gerlach, özellikle hükümdar, hanedan, saray ve iktidarı oluşturan paşalar hakkında önemli bilgiler vermiştir. Yalnız Galata'daki ecnebi topluluklarda değil, Divan-ı hümâyûn kalemlerinde de her dilden yazıldığına ve konuşulduğuna şahit olur. Gerlach güncesinde Atmeydanı'ndaki eğlenceleri, yabancı heyetlerin karşılanışını, Ramazan davetlerini, cenaze alaylarını, düğünleri, Muharrem-âşure-nevrûz kutlamalarını, Hıdrellez, Âmin Alaylarını, bin bir çeşit mal satılan pazarları ,sürüler halinde dolaşan Yunus balıklarını da anlatır. Halk renk renk ve çeşit çeşit elbiseler içinde dolaşmaktadır. Şehirde bazen ancak belki yüzyılda bir defa görülebilecek semâvî olaylar da yaşanır. 11 Kasım 1577'de görünen kuyruklu yıldızı, Gerlach'ın ifadesine göre bir “Arap müneccim“ önceden hesaplamış ve Padişah'a haber vermiştir. Gerlach'ın da söz konusu ettiği müneccim ilk Rasadhane'nin kurucusu Takiyüddin Efendi'dir... O devirde İstanbul, kuşları azad eden, sokaklardaki kedi ve köpekleri besleyen, hatta bu iş için vakıf kuran, tuttuğu balıkları sevaptır diye tekrar denize atan insanlar ile meskûndur.

  • Açıklama
    • Stephan Gerlach Avusturya elçisi ile birlikte, sefalet heyetinin Protestan vaizi olarak 1573'de İstanbul'a geldi. Güncesi, torunu Samuel Gerlach tarafından 1674'te Frankfurtta basıldı. Şimdi de tam 332 yıl sonra Türkiye Güncesi adıyla Türkçeye kazandırılan bu eser 16. yüzyıl Osmanlı - Türk dünyası için çok önemli bir kaynak. İstanbul'un Müslim ve gayrimüslim halkının yaşamını dikkatle gözlemleyen Gerlach, özellikle hükümdar, hanedan, saray ve iktidarı oluşturan paşalar hakkında önemli bilgiler vermiştir. Yalnız Galata'daki ecnebi topluluklarla değil, Divan-ı hümâyûn kalemlerinde de her dilden yazıldığına ve konuşulduğuna şahit olur. Gerlach güncesinde Atmeydanı'ndaki eğlenceleri, yabancı heyetlerin karşılanışını, Ramazan davetlerini, cenaze alaylarını, düğünleri, Muharremâşure-nevrûz kutlamalarını, Hıdrellez, Âmin Alaylarını, bin bir çeşit mal satılan pazarları, sürüler halinde dolaşan Yunus balıklarını da anlatır. Halk renk renk ve çeşit çeşit elbiseler içinde dolaşmaktadır. “Doğadaki renk renk çiçekler gibidir İstanbul şehri! İşte, beyaz ve yeşil renkli sarıklarıyla Türkler ve Müslümanlar, beyaz - kırmızı, mavi ve sarı karışımı serpuşlarıyla Ermeniler, mavi renkleriyle Rumlar, sarı serpuşlarıyla Yahudiler...“ Şehirde bazen ancak belki yüzyılda bir defa görülebilecek semâvî olaylar da yaşanır. II Kasım 1577'de görünen kuyruklu yıldızı, Gerlach'ın ifadesine göre bir “Arap müneccim“ önceden hesaplamış ve Padişah'a haber vermiştir. Gerlach'ın da söz konusu ettiği müneccim ilk Rasadhane'nin kurucusu Takiyüddin Efendi'dir... O devirde İstanbul, kuşları azad eden, sokaklardaki kedi ve köpekleri besleyen, hatta bu iş için vakıf kuran, tuttuğu balıkları sevaptır diye tekrar denize atan insanlar ile meskûndur. Devlet idaresinin işlerliği, adaletin kısa bir zamanda tecellisi, halkın itaatkârlığı ve Padişah'ın şahsına karşı saygılı ve sadakat duyguları ile dolu olduğu gibi hususlar da ilgi çekici kayıtlar arasındadır.“
      Stephan Gerlach Avusturya elçisi ile birlikte, sefaret heyetinin vaizi olarak 1573'de İstanbul'a geldi. Güncesi, torunu Samuel Gerlach tarafından 1674'te Frankfurt'ta basıldı. Şimdi de tam 332 yıl sonra Türkçeye kazandırılan bu eser 16. yüzyıl Osmanlı-Türk dünyası için çok önemli bir kaynak. İstanbul'un Müslim ve gayrimüslim halkının yaşamını dikkatle gözlemleyen Gerlach, özellikle hükümdar, hanedan, saray ve iktidarı oluşturan paşalar hakkında önemli bilgiler vermiştir. Yalnız Galata'daki ecnebi topluluklarda değil, Divan-ı hümâyûn kalemlerinde de her dilden yazıldığına ve konuşulduğuna şahit olur. Gerlach güncesinde Atmeydanı'ndaki eğlenceleri, yabancı heyetlerin karşılanışını, Ramazan davetlerini, cenaze alaylarını, düğünleri, Muharrem-âşure-nevrûz kutlamalarını, Hıdrellez, Âmin Alaylarını, bin bir çeşit mal satılan pazarları ,sürüler halinde dolaşan Yunus balıklarını da anlatır. Halk renk renk ve çeşit çeşit elbiseler içinde dolaşmaktadır. Şehirde bazen ancak belki yüzyılda bir defa görülebilecek semâvî olaylar da yaşanır. 11 Kasım 1577'de görünen kuyruklu yıldızı, Gerlach'ın ifadesine göre bir “Arap müneccim“ önceden hesaplamış ve Padişah'a haber vermiştir. Gerlach'ın da söz konusu ettiği müneccim ilk Rasadhane'nin kurucusu Takiyüddin Efendi'dir... O devirde İstanbul, kuşları azad eden, sokaklardaki kedi ve köpekleri besleyen, hatta bu iş için vakıf kuran, tuttuğu balıkları sevaptır diye tekrar denize atan insanlar ile meskûndur.

      Stok Kodu
      :
      9789756051481
      Sayfa Sayısı
      :
      902
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Çeviren
      :
      Turkis Noyan,
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Kağıt Türü
      :
      2. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat