Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%15
Hatay'daki Ulaştırma Politikaları,Levent Duman

Vatan'ın Son Parçası Hatay'daki Uluslaştırma PolitikalarıVatan'ın Son Parçası

Liste Fiyatı : 31,00 TL
İndirimli Fiyat : 26,35 TL
Kazancınız : 4,65 TL
%15
Temin süresi 4 iş günüdür.
Vatan'ın Son Parçası Hatay'daki Uluslaştırma Politikaları
Vatan'ın Son Parçası Hatay'daki Uluslaştırma Politikaları Vatan'ın Son Parçası
İletişim Yayınları
26.35

“Hatay'ın Türkiye'ye katılması sonrasında vatandaşın Türkçe konuşması istendi, bu yüzden ufak tefek baskılar da oldu. Herkes Türkçe'yi, şükürler olsun, çok güzel konuşmaya başladı. [...] Bir cumhuriyet savcısı vardı Antakya'da. Aşur Bey diye bir adamcağız. [...] Doğumevine giderken bizim okulun önünden geçer, biz de top oynardık orada. Top oynarken herkes Arapça konuşuyor haliyle. Arapça konuşurken Aşur Bey dururdu orada, iki elini arkasına koyar, ‘Arapça konuşma!' diye bağırırdı. [...] Yani baskı da olmasın, ‘Arapça konuşma', yahu konuşacak, adamın anadili.”

Hatay'ın Türkiye'ye ilhakı, şimdiye kadar daha çok uluslararası ilişkiler ve diplomasi tarihi bağlamında incelendi. Levent Duman, ayrıntılı incelemesinde, bu olayın “iç politik” işlevini aydınlatıyor. Kitapta Hatay'ın ilhakı, Türk milliyetçiliğinin inşa süreci bağlamında ele alınıyor. Bu ilhakın, Türk etno-merkezciliğinin ve Türk dil-tarih tezlerinin geliştirilmesindeki rolünü, örnekleriyle, bütün canlılığıyla görüyoruz. Arap Alevilerinin aslında “Eti Türkleri” olduğu tezi, bunun çıplak bir örneği...

Bu deneyim aynı zamanda, bir somut vatanın, bir beşeri coğrafyanın kendine özgü yapısının, bağlandığı anavatana uydurulmasının hikâyesidir. Hazin bir homojenleştirme hikayesi...

Levent Duman, kitabın sonunda, bu tarihsel deneyimi bugünün Hatay'ına bakarak da sorguluyor. Hatay'ın farklılıklar ve çoğulculuk mirasından geriye, “risklerden arınmış” yapay bir “hoşgörünün” mü kaldığını sorarak...

  • Açıklama
    • “Hatay'ın Türkiye'ye katılması sonrasında vatandaşın Türkçe konuşması istendi, bu yüzden ufak tefek baskılar da oldu. Herkes Türkçe'yi, şükürler olsun, çok güzel konuşmaya başladı. [...] Bir cumhuriyet savcısı vardı Antakya'da. Aşur Bey diye bir adamcağız. [...] Doğumevine giderken bizim okulun önünden geçer, biz de top oynardık orada. Top oynarken herkes Arapça konuşuyor haliyle. Arapça konuşurken Aşur Bey dururdu orada, iki elini arkasına koyar, ‘Arapça konuşma!' diye bağırırdı. [...] Yani baskı da olmasın, ‘Arapça konuşma', yahu konuşacak, adamın anadili.”

      Hatay'ın Türkiye'ye ilhakı, şimdiye kadar daha çok uluslararası ilişkiler ve diplomasi tarihi bağlamında incelendi. Levent Duman, ayrıntılı incelemesinde, bu olayın “iç politik” işlevini aydınlatıyor. Kitapta Hatay'ın ilhakı, Türk milliyetçiliğinin inşa süreci bağlamında ele alınıyor. Bu ilhakın, Türk etno-merkezciliğinin ve Türk dil-tarih tezlerinin geliştirilmesindeki rolünü, örnekleriyle, bütün canlılığıyla görüyoruz. Arap Alevilerinin aslında “Eti Türkleri” olduğu tezi, bunun çıplak bir örneği...

      Bu deneyim aynı zamanda, bir somut vatanın, bir beşeri coğrafyanın kendine özgü yapısının, bağlandığı anavatana uydurulmasının hikâyesidir. Hazin bir homojenleştirme hikayesi...

      Levent Duman, kitabın sonunda, bu tarihsel deneyimi bugünün Hatay'ına bakarak da sorguluyor. Hatay'ın farklılıklar ve çoğulculuk mirasından geriye, “risklerden arınmış” yapay bir “hoşgörünün” mü kaldığını sorarak...

      Stok Kodu
      :
      9789750518737
      Boyut
      :
      135-195
      Sayfa Sayısı
      :
      456
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2016-01
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Kağıt Türü
      :
      3. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat